
Tuzla Belediyesi, Erasmus+ programının desteğiyle hayata geçirilen ‘Fit For The Future’ projesinin başladığını duyurdu. The Beach ile Tuzla Belediyesi iş birliğinde organize edilen açılış programına 50’den fazla katılımcı katıldı. İki gün süren etkinlikte katılımcılar; sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz ve iyi yaşam için yapısal bir yaklaşımın ilk adımlarını atmak üzere bir araya geldi. Proje; önleme, farkındalık ve sürdürülebilir davranış değişikliğine odaklanırken özellikle aileler ve kadınlara ulaşmayı hedefliyor.

Projenin iki gün süren açılış programında yerel ortaklar, profesyoneller ve katılımcılar bir araya gelerek sağlıklı yaşamın yalnızca bireysel tercihlerle değil, yapısal ve bütüncül yaklaşımlarla mümkün olabileceğini ele aldı. Program kapsamında Tuzla Belediyesi’ne bağlı dört farklı kurum da ziyaret edildi.
Açılış programında, farklı kültürlerden katılımcılar gerçek ve sürdürülebilir bir etki yaratmak için gerekli unsurları değerlendirdi. Toplantılarda; sağlıklı beslenme ve doğru yeme alışkanlıkları, günlük egzersizin önemi, obezite ve yaşam tarzı farkındalığı ile bireysel çözümlerle yapısal yaklaşımlar arasındaki farklar ele alındı.
Avrupa’daki iyi uygulama örneklerinden de yararlanılan programda, kalıcı davranış değişikliğinin bireysel çabalardan ziyade yapısal ve tutarlı politikalarla mümkün olduğu vurgulandı. Bu yaklaşımın yalnızca fiziksel sağlığı değil; konsantrasyonu, ruh hâlini ve aile içi davranışları da olumlu yönde etkilediğine dikkat çekildi.
Etkinlik boyunca soru-cevap bölümleri, grup çalışmaları ve örnek olay analizleri gerçekleştirilerek katılımcıların sürece aktif katılımı sağlandı.
Tuzla’yı daha iyi analiz etmek amacıyla belediyeye bağlı dört farklı kuruma ziyaretler gerçekleştirildi. Bu ziyaretlerde mevcut çalışmalar hakkında bilgi alışverişinde bulunulurken günlük hayatta karşılaşılan zorluklar da değerlendirildi. Zaman kısıtlılığı, dil engelleri, sosyoekonomik farklılıklar ile sağlık ve beslenmeye ilişkin kültürel yaklaşımlar öne çıkan başlıklar arasında yer aldı.
İki gün süren programın sonunda sağlığın, yaşam koşullarıyla güçlü bir ilişki içinde olduğu bir kez daha ortaya kondu. Beslenme alışkanlıkları, gelenekler, kentsel yaşam tarzı ve sınırlı hareket alanlarının bireylerin davranışlarını nasıl etkilediği kapsamlı şekilde tartışıldı. Elde edilen tespitlerin, projenin ilerleyen aşamalarında uygulanacak çalışmalar için önemli bir temel oluşturacağı belirtildi.
‘Fit For The Future’ projesinin önemli başlangıç noktalarından biri, kadınların aile ve topluluk içindeki merkezi rolü oldu. Kadınların beslenme düzeni, çocuk yetiştirme ve günlük rutinlerin planlanmasında belirleyici bir konumda olduğuna dikkat çekilerek, bu grubun sürece aktif katılımıyla yalnızca bireysel değil, aile bütününü kapsayan bir dönüşüm hedeflendiği ifade edildi.
Toplantılarda “Sağlıklı yaşam pratikte ne anlama geliyor?”, “Hangi seçenekler uygulanabilir ve sürdürülebilir?”, “Belediyeler ve sivil toplum kuruluşları yargılayıcı olmadan nasıl daha etkili destek sunabilir?” soruları etrafında katılımcı ve yapıcı bir tartışma ortamı oluşturuldu.
‘Fit For The Future’ programı, başlangıç aşamasından uzun vadeli uygulamaya kadar yaklaşık on ay süren bir öğrenme ve gelişim süreci olarak tasarlandı. Program; toplum temelli atölye çalışmaları, erişilebilir öğrenme materyalleri geliştirilmesi, profesyonel ve eğitmenler için kapasite artırımı, değerlendirme süreçleri ve politika önerilerini kapsıyor.
Nihai hedefin, diğer belediyelerde de uygulanabilecek ölçeklenebilir bir model ortaya koymak olduğu belirtilirken; programın sabit bir şablon yerine yerel ihtiyaçlara göre esnek şekilde uyarlanabilen bir yapı üzerine kurulduğu vurgulandı.
Tuzla’daki başlangıcın, sağlık ve iyi oluş alanında güçlü bir motivasyon ve iş birliği iradesi ortaya koyduğu ifade edildi. Bu kapsamda ‘Fit For The Future’ yalnızca bir proje değil; bilgi, uygulama ve toplumsal dayanışmayı bir araya getiren ortak bir hareket olarak değerlendiriliyor.
Önümüzdeki aylarda programın; derinleşme, iş birliği ve detaylandırma süreciyle devam edeceği, Tuzla’nın daha sağlıklı, daha aktif ve daha dayanıklı bir geleceğe doğru önemli bir adım attığı kaydedildi.

Bir yanıt yazın