MENÜ ☰
ARTDUŞ
Temmuz 2026
P S Ç P C C P
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  
İstanbul 34 Gazetesi » Manşet, Yaşamın İçinden » SON VEDA Kalamamanın Çaresizliği
SON VEDA Kalamamanın Çaresizliği

SON VEDA
Kalamamanın Çaresizliği

Daha bitmedi…

İçimde söylenmeyi bekleyen cümleler, yaşanmayı bekleyen anlar, dokunulmayı bekleyen umutlar vardı. Ama bazı vedalar, insanın yarım kalan tarafına yazılır. Ne kadar konuşsan da eksik kalır; ne kadar sussan da için susmaz.

Çünkü bazen bir bakış, bütün kelimelerden daha ağırdır.

Bir bakış, bir başka bakışa neler anlatabilir?

Bir ömrü…
Bir aşkı…
Bir pişmanlığı…
Bir vedayı…

Ve bazen saatlerce anlatılamayacak acıyı, yalnızca birkaç saniyeye sığdırabilir.

Gözler, insanın en dürüst aynasıdır. Dudaklar yalan söyleyebilir; ses titremeyebilir, yüz tebessüm edebilir. Ama gözler asla ihanet etmez yüreğe. Onlar, ruhun sessiz dilidir. İçinde saklanan her sevinci, her kırgınlığı, her özlemi ve her acıyı kelimelere ihtiyaç duymadan anlatırlar.

Unutulmayan gözler vardır…

İlkbahar sabahı kadar berrak…

Sonbahar akşamı kadar hüzünlü…

Kılıç kadar keskin, merhamet kadar yumuşak…

Kimi çağlayan bir nehir gibi coşar; kimi yarım kalmış bir şiir gibi sessizce insanın içine çöker.

Öyle bakışlar vardır ki insan, onlara baktıkça kendini yeniden bulur. Kalbi kirlerinden arınır, ruhu nefes alır. Sevgi yeniden filiz verir. Umut tomurcuklanır. Hayaller gökyüzüne kanat açar.

O bakışlar, insanın sığınabildiği en güvenli limandır.

Sessizdir ama huzur verir.

Konuşmaz ama dinlendirir.

Hiçbir şey söylemez ama “Buradayım.” der.

Sonra başka bakışlar çıkar karşına…

Aşkın en yakıcı, en delice hâlidir onlar.

İnsan ne hissedeceğini bilemez. Kalbi hızlanır, nefesi daralır. Elleri titrer. Sanki görünmez bir hançer, yavaşça yüreğine saplanır.

Canı yanar.

Ama o acıyı bile sevmeye başlar.

Çünkü bazı bakışlar hem yaradır hem de yaraya sürülen merhemdir.

İnsan kaçmak ister ama kaçamaz.

Unutmak ister ama unutamaz.

Her sevda rüzgârında dönüp dolaşıp yine aynı gözlere sığınır.

Sonra…

Bir gün ayrılık gelir.

Sessizce…

Habersizce…

Hiç beklenmediği bir anda.

İşte o an, kalp kendi etrafında dönen bir pervaneye dönüşür. Sürekli aynı acının etrafında dolaşır. Ne zamanın anlamı kalır ne de gecelerin sonu gelir.

Çünkü bazı vedalar bitmez.

Sadece insanın içinde yaşamaya devam eder.

Bazı bakışlar ise bir yalvarıştır.

“Gitme.” diyemeyen dudakların çığlığıdır.

“Sarıl bana.” diyemeyen kolların sessizliğidir.

“Sensiz yapamam.” diyemeyen gururun gözyaşlarıdır.

Kirpiklere tutunan tek damla yaş, bazen söylenemeyen bin cümleden daha anlamlıdır.

Çünkü acının en yüksek sesi, çoğu zaman sessizliktir.

Ve öyle bakışlar vardır ki…

Yenilgiyi anlatır.

Uzun süre direnmiş, çok mücadele etmiş ama artık yorulmuş bir kalbin teslim oluşudur.

İnsan o gözlerde yalnızca hüznü değil; uykusuz geceleri, kırılmış hayalleri, tüketilmiş umutları da görür.

Bakarken kendi canı acır.

İster ki bütün kederi avuçlarına toplasın.

İster ki o gözler yeniden ışıldasın.

İster ki kuruyan dallar yeniden bahara kavuşsun.

Ama bazı yaraları zaman bile iyileştiremez.

Sadece kabullenmeyi öğretir.

Ve sonunda…

Bir bakış gelir ki adı elvedadır.

Artık konuşmanın anlamı kalmamıştır.

Söylenecek her söz gecikmiştir.

Tutulacak her el biraz geç uzanmıştır.

Kalbin, sessizce son cümlesini kurar.

Beklemek…

Belki de insanın en ağır imtihanıdır.

Gidenin ardından öylece kalakalmak…

Arkasından bakarken içinden binlerce kez “Gitme.” diye haykırıp tek kelime edememek…

Kendi gözyaşını kendi avuçlarınla silmek…

İşte gerçek yalnızlık budur.

O son bakış…

Bir vazgeçiş değildir yalnızca.

Bir ömrün eksilmesidir.

Bir sevdanın sessizce toprağa verilmesidir.

Bir insanın içinde kendisinden bir parçayı sonsuza kadar kaybetmesidir.

O bakışta pişmanlık vardır.

Özlem vardır.

Affedememek vardır.

Affedemeden sevmek vardır.

Yarım kalmış dualar, söylenememiş cümleler ve yaşanamamış hayatlar vardır.

Sonra insan öğrenir…

Her kavuşmanın içinde bir ayrılık saklıdır.

Her başlangıç, sonunu da birlikte getirir.

Hiçbir mevsim sonsuza kadar sürmez.

Hiçbir çiçek daima açmaz.

Hiçbir insan, sevdiğini sonsuza dek yanında tutamaz.

Ve bir gün…

Kabullenmeyi öğrenir.

Eksik yaşamayı…

Yaralı gülümsemeyi…

Hatıralarla konuşmayı…

Sessizliği dinlemeyi…

İşte o zaman anlar ki bazı insanlar gitmez.

Sadece gözlerinin içinden çekilir.

Ama kalbinin en tenha köşesinde ömür boyu yaşamaya devam eder.

Çünkü bazı vedalar, ayrılık değildir.

İnsanın içinde hiç kapanmayacak bir kapının sessizce aralanışıdır.

Ve bazen…

Tek bir bakış…

Bir cümleyi değil,

Bir şiiri değil,

Bir aşkı değil…

Koca bir hayatı bitirir.

Hüsniye Rüveyda Tosun

📆 06 Temmuz 2026 Pazartesi 12:53   ·   💬 0 yorum   ·  

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İSTANBUL'DA HAVA

İSTANBUL
29 Ekim

YAŞAMIN İÇİNDEN

RÖPORTAJLAR

YAZARLAR

ANKET

Yeni tasarımı beğendiniz mi?

Sonuçlar

Yükleniyor ... Yükleniyor ...

PİYASALAR