MENÜ ☰
ARTDUŞ
Ağustos 2026
P S Ç P C C P
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31  
İstanbul 34 Gazetesi » Manşet, Yaşamın İçinden » GÖNÜL SAYFASINA KAYDEDİLENLER
GÖNÜL SAYFASINA KAYDEDİLENLER

“Bir gece habersiz bize gel,
Merdivenler gıcırdamasın.
Öyle yorgunum ki hiç sorma,
Sen hâlimden anlarsın…”

Bazı şarkılar vardır; dinlediğiniz an bir kapı açılır içinizde. O kapının ardında çocukluğunuz, dostlarınız, kaybettikleriniz ve hâlâ kalbinizde yaşayan insanlar bekler. Benim için de bu dizeler hep öyle oldu.

Bir sabah bahçede çayımı yudumlarken taşların arasından boy vermiş küçücük bir papatya gördüm. Etrafında ne onu koruyan başka bir çiçek vardı ne de gölgesine sığınacağı bir ağaç. Ama bütün yalnızlığına rağmen dimdik ayaktaydı. Uzun süre seyrettim onu. Koparmaya kıyamadım.

O papatyada insanı gördüm.

Hayatın yükünü sessizce taşıyan, derdini içine gömen, bazen tek bir dost sesiyle yeniden güç bulan insanı…

Kendi kendime söz verdim. O papatyanın yanına yenilerini ekecektim. Çünkü yalnızlık, çiçeklere de insana da yakışmıyordu.

İnsan, bu uzun yolculukta omzuna başını yaslayabileceği bir dosta ihtiyaç duyuyor. Susarken bile seni anlayan, yargılamadan dinleyen, gerektiğinde hatanı yüzüne söyleyecek kadar cesur, sevincinde içten gülen, acında sessizce yanında duran bir dosta…

Çocukluğumu düşündüm sonra.

Mahalle aralarında akşam ezanına kadar süren oyunları… Bir lokma salçalı ekmeği ikiye bölüp paylaşmayı… Dizimiz kanadığında acımızı birlikte üfleyen arkadaşlarımızı… İlk heyecanlarımızı, ilk sırlarımızı, ilk hayal kırıklıklarımızı…

O zamanlar dostluk hesap tutmazdı. Kimin daha çok verdiği değil, kimin gönlünü açtığı önemliydi. Ne maskeler vardı ne de çıkar hesapları. Yüzümüzdeki tebessüm kadar temizdi dostluklarımız.

Yıllar geçti.

Hayat bana birçok insan tanıttı. Kimisi bir mevsim kaldı gönlümde, kimisi ömürlük yer edindi. Dostlarımın düğünlerinde gözlerim doldu, çocukları doğduğunda sevincim çoğaldı, evlatlarını askere uğurlarken onların endişesini yüreğimde hissettim. Sınav kazandıklarında sanki kendi evladım başarmış gibi gururlandım.

Çünkü gerçek dostluk, aynı kanı taşımak değil; aynı duayı edebilmekti.

Ama hayatın bir de sessiz ayrılıkları varmış.

Bazı insanlar, “Ömür boyu yanındayım.” derken ilk virajda yollarını değiştirdi. En çok da buna şaşırdım. İnsan, sırtını dağ sandığı bazı omuzların aslında bir avuç kum olduğunu geç fark ediyor.

Yine de kırgınlıklar, güzel dostlukların değerini azaltmıyor. Tam tersine, gerçek olanı daha iyi öğretiyor insana.

Ve kuşkusuz en ağır imtihan, yolda bırakılmak değil, yoldaşını ebediyete uğurlamaktı.

Kimisinin ansızın
kapısını çaldı ölüm meleği, hiç beklemediğimiz bir anda elimizi bırakmak zorunda kaldı. O ansızın gelen
ayrılıklar, geride yarım kalmış cümleler ve hiç dolmayacak koca boşluklar bıraktı.

Ve sonra…

En ağır ayrılık geldi.

Bir dostunu toprağa emanet etmek…

Telefonunun bir daha hiç çalmayacağını bilmek…

“Bir gün mutlaka görüşürüz.” dediğin cümlenin yarım kalması…

İşte insanın içindeki en derin sessizlik orada başlıyor.

Ama zaman bana şunu öğretti:

Gerçek dostlar ölmez.

Bir şarkıda çıkar karşına.

Bir çayın buharında oturur yanı başına.

Bir asker uğurlamasında gözlerini doldurur.

Bir pasta yaparken tarifini hatırlatır.

Bir papatya gördüğünde gülümsetir.

Çünkü dostluk, aynı şehirde yaşamak değildir; aynı kalpte yaşamaya devam etmektir.

Şimdi dönüp o taşların arasındaki papatyayı yeniden düşünüyorum.

Belki hepimiz biraz onun gibiyiz.

Hayatın sert taşları arasında ayakta kalmaya çalışan, sevgiyle çoğalmayı bekleyen küçük birer papatya…

Öyleyse gelin, gönül defterimize insanlar biriktirelim.

Varlığında huzur bulduğumuz, yokluğunda dua ettiğimiz insanlar…

Telefonunu açarken içimizin ısındığı insanlar…

Bizden bir parça taşıyan insanlar…

Çünkü ömür, mal mülk biriktirmek için değil; güzel insanlar biriktirmek için verilmiş en kıymetli emanettir.

Ve gün gelir, geriye dönüp baktığımızda, bizi zengin edenin sahip olduklarımız değil; sevdiklerimiz ve bizi sevenler olduğunu anlarız.

Sevgi eksilmesin gönüllerimizden… Dostluk hiç solmasın kalbimizin bahçesindeki papatyalar gibi…

Sevgiyle kalın dostlar…

Hüsniye Rüveyda Tosun

📆 03 Ağustos 2026 Pazartesi 13:50   ·   💬 0 yorum   ·  

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İSTANBUL'DA HAVA

İSTANBUL
29 Ekim

YAŞAMIN İÇİNDEN

RÖPORTAJLAR

YAZARLAR

ANKET

Yeni tasarımı beğendiniz mi?

Sonuçlar

Yükleniyor ... Yükleniyor ...

PİYASALAR