
Türkiye, 2026 yılına girerken; huzur, kardeşlik, adalet ve toplumsal bütünlük beklentileri yeniden gündeme taşındı. Yeni yılın; Türkiye Cumhuriyeti’ne, millete ve tüm insanlığa hayırlı olması temennisi dile getirilirken, ortak yaşamın temelini oluşturan ahlaki değerler ön plana çıkarıldı.
Toplumsal sorumluluk bilincinin, kamusal hayatta ve bireysel duruşta belirleyici bir unsur olduğu vurgulandı. Ayrım gözetmeksizin halka, millete ve devlete hizmet etmenin; Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzenine ve hukuk sistemine bağlılık temelinde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekildi. Yapılan her hizmetin amacının, önce vicdani sorumluluk ve ilahi rıza, ardından milletin güveni ve takdiri olduğu ifade edildi.
Toplumda vefa duygusunun zayıflamasının, sosyal bağları ve güven ilişkilerini doğrudan etkilediği belirtilirken; zor zamanlarda dayanışma gösteren, sevinci ve acıyı paylaşan insanların unutulmaması gerektiği hatırlatıldı. Günübirlik çıkarlar doğrultusunda yön değiştiren, ilkesiz ve menfaat merkezli tutumların ise toplumsal yapıya zarar verdiği vurgulandı.
Metinde, şahsiyet ve karakter kavramlarının altı özellikle çizildi. Karakterin sonradan edinilen bir kimlik olmadığı, ahlakın ve duruşun tutarlılıkla inşa edildiği belirtildi. Maskeyle yürütülen ilişkilerin kalıcı olamayacağı, samimiyetsiz tutumların zamanla açığa çıktığı ifade edildi. Ahlakı söylemle değil duruşla ortaya koyan anlayışın, toplumsal güvenin temelini oluşturduğu kaydedildi.
2026 yılına girerken verilen mesaj netti: Hakikat kalıcıdır, maskeler geçicidir. Şahsiyet sessizdir ancak iz bırakır; karakter gürültü yapmaz, duruşuyla konuşur. Toplumların geleceği, ilke sahibi, sorumluluk bilinci yüksek ve ahlaki tutarlılık gösteren bireylerle şekillenir.
Tahsin Koç
Okullar da Hayat Boyu Öğrenme Mesleki Eğitim Spor Kişisel Gelişim Federasyonu Genel Başkanı ve Türkiye TÜMKON 81 il Koordinasyon Genel Başkan Yardımcısı


Bir yanıt yazın