MENÜ ☰
10 Kasım
Aralık 2020
P S Ç P C C P
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  
Realty House Gayrimenkul
İstanbul 34 Gazetesi » Genel, Manşet, Sağlık, Toplum » Zayıf Benlik Algısı Bağımlılığa Yol Açıyor
Zayıf Benlik Algısı Bağımlılığa Yol Açıyor

Psikoterapist Aile Çift ve Evlilik Terapisti Uzman Psikolog Naciye Tokaç, zayıf benlik algısının bağımlılığa yol açtığını söyledi.
Tokaç konuyla ilişkin olarak yaptığı değerlendirmede, “Sigara, alkol, uyarıcı maddeler, uçucu maddeler, hallüsinojenler, bahis oyunları, internet, teknolojik ürünler gibi birçok farklı alanda karşımıza çıkan bağımlılık; her iki cinsiyette görülmekte ve oldukça küçük yaşlarda karşımıza çıkmaktadır” dedi.

 
“Bağımlılık; kullanılan psikoaktif maddenin kişiye zarar verici sonuçlar doğurmasına karşın, zorlantılı bir şekilde maddeyi arama ve sürekli kullanma ile karşımıza çıkan, tekrarlayan bir bozukluktur” diyen Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Bağımlılık Nörobiyopsikososyal bir bozukluktur. Buradan anlaşılmaktadır ki; bağımlılığa sadece Nörolojik bir sorun olarak bakılamamakta, aynı zamanda psikoaktif madde kullanımının biyolojik işleyişi etkilerinden de bahsetmekteyiz. Psikoaktif maddeleri kullanmaya başlamak ve sürdürmekle ilgili Psikolojik faktörler çok önemlidir. Bağımlı kişinin; sadece kendisi durumdan etkilenmekle kalmaz, aynı zamanda sosyal çevresi de olumsuz etkilenmektedir. Kişiyi bağımlılığa iten sebeplere baktığımızda ise; oldukça fazla etkenin rol oynadığını söyleyebiliriz. Bağımlılığın özellikle genç yaşlarda başlandığı durumlarda gencin ilgisinin akran gruplarına yönelik olduğu ve kabul edilme, beğenilme dürtüsünün yoğunluğu etkilidir. Özellikle sigara ve uyuşturu / uyarıcı madde kullanımının bu etkenlerden beslendiğini söyleyebiliriz” diye konuştu.

 
Psikoaktif madde kullanımını etkileyen en önemli etkenin kişilik özellikleri olduğunu anlatan Uzman Psikolog Naciye Tokaç, “Çoğunlukla kullanılan “zayıf kişilikli” tabiri bu kişileri yeterli tanımlamaya uymayan ve oldukça inciten bir tabirdir. Bu kişiler; yaşadıkları hazzı ertelemek istemeyen, anında ve çocuksu hazlar deneyimleyerek böylece yetişkinliğin sorumluluk ve mücadelesinden bilinçdışı kaçmak isteyen kişilerdir. Bu kişilerde doğal hayatın getirdiği olumsuzluklarla baş etme mekanizmasında yetersizlik düşünülmektedir.

 
Psikoaktif madde kullanımına kişiyi yönelten bir diğer etken ise özellikle çocukluk yıllarından itibaren devam eden ve artan şiddetli aile içi çatışmalar ile sosyal çevrenin kişiyi destekleyici olmaktan uzak olmasıdır. Aile içerisinde ebeveynleri başta olmak üzere yeterli sevgi ve ilgiyi göremeyen bireyler, ilgi arayışını dış dünyada yapmaktadır. Bu kişilerin daha çok içe dönük, duygularını kolaylıkla ifade edemeyen, sevgiyi gösteren değil, sevginin gösterilmesini bekleyen, sosyal uyumlu, hayır deme becerisinde yetersizlik olan bireyler olduğu düşünüldüğünde; psikoaktif madde kötüye kullanımına yönlendirilmeleri kolay olacaktır.

 
Psikoaktif madde kullanımının en kötü durumu ise kişinin korku ve merak duygusuyla başladığı maddeye bağımlılık kazandığını geç fark etmesidir. Psikoaktif madde kullanımı bir kısırdöngü halinde devam eder. Kişi “bir kereden bir şey olmaz” diyerek başladığı maddeyi kullanmaya “bir daha asla” diyerek devam etmek istemese de, kendisinin bağımlı olmayacağına, istediğinde bırakabileceğine dair yanlış inançları nedeniyle devam eder. Ve bu kısır döngü daima böyle devam eder” dedi.

 
Bağımlılık çok yönlü bir bozukluk ise tedavisinin de aynı şekilde sürdürülmesi gerektiğini kaydeden Uzman Psikolog Naciye Tokaç, daha sonra şunları kaydetti “Öncelikle psikoaktif madde kullanan kişinin kullandığı maddenin kendisini kötü etkilediğini kabul etmesi ve tedavi olmak için gönüllü olması gerekmektedir. Buradaki gönüllüden kasıt; kesinlikle tedaviyi kendisinin onaylaması ve bu yönde istekli olmasıdır. Ardından bağımlılık tedavisi konusunda uzman Nörolog, Psikiyatrist ve Psikoloğun bir takım olarak çalışması ve bağımlı ile sosyal çevresinin de bu tedaviye katılımı, bozukluğun tedavisi için çok önemlidir. Son yıllarda bağımlılık bozukluğunun tedavisi konusunda oldukça fazla yol katedilmesiyle birlikte; bu tedavinin sadece bağımlı kişiyi ilgilendirmediği, ailesi, sosyal çevresi, okul – iş yaşamı ve arkadaşlarının da tedavide destekleyici rol oynaması gereklidir. Tedavideki en önemli nokta ise psikoterapi ile kişinin zayıf benlik algısının ve yetersizlik hislerinin çalışılarak, kişinin değerlilik algısının yükseltilmesidir.”

📆 08 Mart 2016 Salı 14:09   ·   💬 0 yorum   ·  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İSTANBUL'DA HAVA

İSTANBUL

YAZARLAR

YAŞAMIN İÇİNDEN

RÖPORTAJLAR

ANKET

Yeni tasarımı beğendiniz mi?

Sonuçlar

Yükleniyor ... Yükleniyor ...

PİYASALAR

PUAN DURUMU - SÜPER LİG

Sıra Takım O G B M A Y Av. P Eleme veya küme düşme
1 Başakşehir 34 20 9 5 65 34 +31 69 2020-21 UEFA Şampiyonlar Ligi grup aşaması
2 Trabzonspor[a] 34 18 11 5 76 42 +34 65
3 Beşiktaş 34 19 5 10 59 40 +19 62 2020-21 UEFA Şampiyonlar Ligi ikinci eleme turu
4 Sivasspor 34 17 9 8 55 38 +17 60 2020-21 UEFA Avrupa Ligi grup aşaması
5 Alanyaspor 34 16 9 9 61 37 +24 57 2020-21 UEFA Avrupa Ligi üçüncü eleme turu
6 Galatasaray 34 15 11 8 55 37 +18 56 2020-21 UEFA Avrupa Ligi ikinci eleme turu
7 Fenerbahçe 34 15 8 11 58 46 +12 53
8 Gaziantep 34 11 13 10 49 50 -1 46
9 Antalyaspor 34 11 12 11 41 52 -11 45
10 Kasımpaşa 34 12 7 15 53 58 -5 43
11 Göztepe 34 11 9 14 44 49 -5 42
12 Gençlerbirliği 34 9 9 16 39 56 -17 36[b]
13 Konyaspor 34 8 12 14 36 52 -16 36[b]
14 Denizlispor 34 9 8 17 31 48 -17 35[c]
15 Çaykur Rizespor 34 10 5 19 38 57 -19 35[c]
16 Yeni Malatyaspor 34 8 8 18 44 51 -7 32[d] Küme düşme kaldırıldığı için ligde kaldı.[2]
17 Kayserispor 34 8 8 18 40 72 -32 32[d]
18 MKE Ankaragücü 34 7 11 16 31 56 -25 32[d]